Mokapot İle ilgili Gerçek Bilgiler
Bialetti Mokapot
Kahve, tüm dünyanın tanıdığı,
birçok insan tarafından sevilen ve günün hemen her saatinde içilebilen bir
içecektir. Tarihi geçmişi oldukça eski olan bu içecek, doğru hazırlanıp uygun
miktarlarda tüketildiği takdirde insan vücuduna da oldukça faydalıdır. Bunun
yanında, konusu ne olursa olsun yapılan her sohbetin kahve ile birlikte daha
keyifli olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir.
Kültürümüze de hiç yabancı
olmamakla beraber klasik “Türk kahvesi”nin dünyanın birçok yerinde sevildiğini söylemek
mümkündür. Zaman içerisinde gelişen teknoloji ve yapılan araştırmalarla yeni
kahve çeşitlerini ortaya çıkarmıştır. Birçok ülkenin mutfağında kendine has
kahve lezzetlerinin olduğunu söylenebilir. Bu konuda, en iddialı ülkelerden
biri de kuşkusuz İtalya’dır. Cappuccino, Caffe Mocha, Latte Macchiato ve daha
birçok kahve çeşidi dünyanın hemen her yerinde insanlar tarafında yoğun ilgi görmekte ve her daim
tüketilmektedir. Fakat bunların arasında İtalya’da en çok sevilen ve adeta
diğer kahvelerin özü niteliğindeki Espresso’dan bahsetmemek ülkenin kahve
kültürüne saygısızlık olacaktır.
Espresso: Bir İtalyan Klasiği
Başta İtalya olmak üzere dünyanın
hemen her yerinden insanların sevdiği bir kahve türü olan Espresso’yu eğer bir
kahve kültürünüz yok ise muhtemelen ilk içtiğinizde beğenmeyeceksiniz. Zira,
tadı oldukça serttir ve kıvamı da diğer birçok kahveye göre çok yoğundur. Türk
kahvesine birçok açıdan benzeyen Espresso’nun en büyük farkı telvesiz servis
edilmesi ve Türk kahvesine göre daha kalın bir şekilde öğütülmesidir. Tadı sert
olduğu için bazı kahve severler içine çeşitli aromatik katkılar da ekleyerek de
tüketebilmektedir.
Espresso’nun Kısa Tarihi
Yapılış yöntemi baz alınırsa
Espresso’nun tarihinin 19. yüzyılın başlarına kadar uzandığını söylemek mümkündür.
Bu yüzyıl boyunca ismine daha sonra Espresso denilecek kahvenin yapılması için
çeşitli yöntemler denenmiş ve her yeni araştırma bizleri bugünkü bildiğimiz
Espresso lezzetine daha da yaklaştırmıştır. Yirminci yüzyılın hemen başlarına
gelindiğinde ise Espresso yapılışında çok önemli bir gelişmeler yaşanmış ve
Espresso dünyada giderek yaygınlaşmaya başlamıştır. Her yeni fuarda farklı
modeller ile insanların beğenisine sunulan Espresso makineleri, evlerde,
ofislerde ve daha birçok mekanda yerine almıştır. Yapılışı için basıncın zaruri
bir kriter olmasından ötürü basınç anlamında gelen “press” sözcüğünün
İtalyanca’daki karşılığı olan kelimeden bu kahveye ismi de verilmiştir.
Espresso Yapılışı
Espresso’nun nn bilinen özelliği,
kahvenin basınç yardımıyla hızlı bir şekilde içilmeye hazır hale
getirilmesidir. Yeteri kadar sıcak olan suyun basınç kullanarak kısa bir zaman
aralığında kahvenin içinden geçirilmesi suretiyle hazırlanan Espresso, genelde
sade tüketilmektedir. Fakat, tadını içilemeyecek kadar sert bulanlar, içine
süt, şeker, bal vb. ekleyerek tadını yumuşatabilir. Klasik Espresso makineleri
ile yaklaşık 9 bar basınç ve ortalama 90°C’lik bir sıcak su elde edilerek kahve
içilebilir hale getirilmektedir. Tabii ki, kahvenin Espresso hazırlamaya
elverişli olacak şekilde önceden öğütülmüş olması gerekmektedir.
Basınçlı Espresso Makinelerine Karşı Klasik Demleme
Yöntemi: Mokapot
Mokapot, evlerde bulunan
ocaklarda çay yapmaya benzer şekilde Espresso yapımını sağlayan bir cihazdır.
Espresso sevenler, Mokapot ile evlerinde hızlı bir şekilde bu kahveyi
yapabilirler. Evlerde çay yapmak için kullanılan ve klasik demliklere benzeyen
bir yapısı bulunan Mokapot sayesinde yoğun kıvamlı Espressolar hazırlanabilir.
İtalyan mutfağı için de ayrıcalıklı bir yeri bulunan Mokapot, İtalya’nın köklü
firmalarından biri olan Bialetti markası altında üretilmektedir.
Mokapot’un Kısa Tarihi
Türk mutfağının vazgeçilmez
parçalarından biri olan cezvenin adeta İtalyan mutfağındaki karşılığı olan
Mokapot, ilk olarak 1930’lı yıllarda tasarlanmıştır. Luigi de Ponti tarafından
Bialetti firması için tasarlanan ve ilerleyen yıllarda patenti de alınan bu
cihazın günümüzde de en büyük üreticisi yine Bialetti firmasıdır. Mokapot’un
isminin geldiği yer de oldukça ilginçtir. Kahveleriyle meşhur bir bölge olan
Yemen’in Mocha adlı şehrinden esinlenilerek ismine Mokapot denilmiştir.
Mokapot, özellikle ilk çıktığı
zamanlarda insanlara büyük kolaylık sağladığı için ve evde klasik yöntemlerle
hazırlanabildiğinden kısa sürede tüm dünyada ilgi görmüştür. İlerleyen
zamanlarda yüksek satış rakamları ile Bialetti firması da tanınırlığını ciddi
oranda artırmıştır. Günümüzde, Bialetti firması Mokapot cihazlarını hala ilk
tasarımı üzerinde çok fazla bir değişiklik yapmadan üretmeye devam etmektedir.
Mokapot Nedir ve Nasıl Çalışır?
Klasik Espresso makinelerinin,
kahve üretmek için ihtiyaç duyduğu basınç değeri yaklaşık 9 bar’dır. Fakat
Bialetti markasının ürünü olan Mokapot ile Espresso yaparken kaynayan suyun
ürettiği ve sadece 2 – 3 bar aralığında olan buhar basıncına yeterli
olmaktadır. Espresso yapmaya uygun bir şekilde öğütülmüş kahve ve soğuk su ile
Mokapot aracılığıyla evlerde bulunan ocaklar üzerinde basit ve hızlı bir
şekilde Espresso hazırlanabilmektedir. Mokapot ile Espresso hazırlanışından
evvel cihazın ufak bir tanıtımını yapmak da fayda vardır.
Mokapot, üç kısımdan
oluşmaktadır. Alt kısmında evlerdeki demliklerin altında da kullanılan klasik
su haznesi yer almaktadır. Orta kısmında kahvenin konulacağı filtre
bulunmaktadır. Üst tarafta ise demlenen ve içmeye hazır hale gelmiş olan
kahvenin dolduğu kısım yer almaktadır. Mokapot’un dış kısmı tamamen
alüminyumdan üretilmektedir. Alt ve üst hazneler sekizgen şeklinde bir
geometriye sahiptir. Bunun nedeni, yükselen ısının iyi bir şekilde iletimini
sağlamaktır.
Bialetti’nin adından sıkça söz
ettirdiği ürünü olan Mokapot ile Espresso hazırlarken şu basit adımları izlemek
yeterli olacaktır: Mokapot’un alt kısmına emniyet valfi hizasını aşmayacak
şekilde su eklenmektedir. Orta bölüme ise taze ve Espresso’ya uygun şekilde
hazırlanmış kahve konulmaktadır. Daha sonra ateşle çalışan ocak üzerine
yerleştirilerek yeterli süre beklenmektedir. Burada belirtilmesinde fayda olan
bir husus vardır; Mokapot alüminyumdan yapıldığı ve alüminyum da manyetik
olarak iletken olmadığı için son yıllarda kullanımı giderek artan alevsiz
indüksiyonlu ocaklarda Mokapot kullanılamamaktadır. Sıcaklık ile buhar fazına
geçen suyun oluşturduğu basınç, kahvenin orta bölümdeki filtreden geçerek üst
taraftaki haznede birikmesini sağlamaktadır. Böylelikle, Espresso demlenerek
içilebilir hale gelmektedir.
Mokapot Modelleri
Bialetti markası halihazırda
Mokapot’un beş farklı modelini piyasaya sürmektedir. Bu modelleri birbirinden
ayıran en büyük özellik ise demlenen Espresso’nun miktarlarıdır. Mokapot
modelleri arasında 1, 3, 6, 9 ve 12 fincanlık seçenekler mevcuttur ve ürün
fiyatları da büyüklüğe göre artmaktadır. Bu arada Espresso’yu tüketim
sıklığınıza ve kaç kişilik hazırlayacağınıza bağlı olarak optimum bir seçim
yapmanızda fayda vardır. Zira, gereğinden büyük veya küçük bir model almak
hiçbir zaman daha avantajlı olmayacağı gibi hazırlanan Espresso’nun lezzetini
de olumsuz yönde etkileyecektir.
Mokapot Kullanımında Dikkat Edilmesi Gereken
Hususlar
Eğer yakın zamanda bir Mokapot
almayı düşünüyorsanız, ürün hakkında bilmeniz gereken en önemli konu, temizlik
yaparken asla ve alsa deterjan kullanılmaması gerektiğidir. Bialetti firmasi,
Mokapotların temizliğinin sadece su ile yapılmasını belirtmektedir. Ürün
parçaları yıkandıktan sonra ayrı ayrı kurumaya bırakılmalıdır.
Mokapot’u oluşturan bölümler
arasında gerçekleşecek sızıntının muhtemel nedeni ise sızdırmazlığı sağlayan
contaların zaman içerisinde eskiyerek işlevini kaybetmesidir. Bu contalar,
belirli periyotlarda değiştirilmelidir.
Bir diğer önemli konu da, her
Mokapot ürünü ile kapasitesi kadar Espresso hazırlanması gerektiğidir. Yani,
ürünün kapasitesi 6 fincan ise, suyu az koyup 2 – 3 fincanlık Espresso demlemek
mümkün değildir.
Yorumlar
Yorum Gönder